Boğaz ağrısı ve kulak ağrısı birlikte olduğunda, muhtemelen bu iki bölgeyi etkileyen bir enfeksiyon geçiriyorsunuzdur. Diğer nedenler arasında asit reflüsü, alerjiler, temporomandibular eklem bozuklukları veya diş sorunları yer alabilir. Boğaz ve kulaklar, Eustachian tüpü adı verilen küçük bir tüp aracılığıyla bağlandığından, bir alandaki sorunlar genellikle diğer alanı da etkiler. Bu makale, kulak ağrısıyla birlikte boğaz ağrısının yaygın nedenlerini ve atılacak adımları açıklamaktadır.

Genellikle kulak ağrısıyla birlikte boğaz ağrısına neden olan hastalıklar ve durumlar
1. Viral üst solunum yolu enfeksiyonu
Soğuk algınlığı veya grip olarak bilinen viral üst solunum yolu enfeksiyonları, kulak ağrısıyla birlikte boğaz ağrısının en yaygın nedenidir. Rhinovirüs, influenza virüsü veya koronavirüs gibi virüsler, burun veya ağız yoluyla vücuda girdiğinde, boğaz ve burun pasajlarını kaplayan hücreleri enfekte eder.
Virüsler, enfekte kişilerin öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda hava yoluyla yayılan damlacıklar aracılığıyla bulaşır. Eğer bu damlacıkları soluyorsanız ya da virüsle kirlenmiş yüzeylere dokunup ardından yüzünüze dokunuyorsanız, virüs vücuda girer. Virüs daha sonra solunum yollarındaki mukozal zarları etkileyerek iltihaplanmaya neden olur. Bu iltihaplanma boğazın şişmesine ve ağrımasına yol açar. Enfeksiyon aynı zamanda Eustachian tüplerinin de şişmesine neden olur ve bu durum düzgün bir drene olmamasına yol açarak kulaklarda baskı ve ağrı yaratır.
2. Boğaz enfeksiyonu (Strep boğazı)
Boğaz enfeksiyonu, A grubu Streptococcus bakterilerinin boğaza enfekte olmasıyla meydana gelir. Bu enfeksiyon, şiddetli boğaz ağrısına neden olur ve iltihaplanmanın yayılmasıyla kulak ağrısına yol açabilir.

A grubu Streptococcus bakterileri, enfekte kişilerin solunum damlacıkları veya enfekte tükürük ya da burun salgıları ile doğrudan temas yoluyla bir kişiden diğerine bulaşır. Bakteriler boğaz dokusunu kolonize ettiğinde, hücrelere zarar veren ve güçlü bir bağışıklık tepkimesini tetikleyen toksinler salgılar. Bağışıklık sistemi, enfeksiyonu yenmek için beyaz kan hücreleri gönderir, bu da boğazda önemli bir iltihap ve şişkinliğe yol açar. Bu iltihaplanma yanıtı, Eustachian tüplerine ve orta kulağa kadar uzanarak kulaklarda ağrı oluşturabilir.
3. Bademcik iltihabı (Tonsillit)
Bademcik iltihabı, boğazın arkasında yer alan oval şekilli bademciklerin iltihaplanması ve enfekte olması durumudur. Hem virüsler hem de bakteriler bademcik iltihabına yol açabilir ve bu durum genellikle boğazın ağrımasına ek olarak kulak ağrısı da üretir.

Adenovirüs, Epstein-Barr virüsü veya influenza virüsü gibi virüsler genellikle bademcik iltihabına neden olur. A grubu Streptococcus bakterileri de bademciklerin enfekte olmasına neden olabilir. Bademcikler, bağışıklık sisteminin bir parçası olarak ağız ve burun yoluyla giren mikropları yakalar. Virüsler veya bakteriler bademciklerin savunmasını aştığında, bu patojenler bademcik dokusunda çoğalmaya başlar. Enfeksiyon, bademciklerin belirgin bir şekilde şişmesine, bazen beyaz veya sarı irin lekeleriyle birlikte olmasına neden olur. Şişmiş bademcikler çevredeki yapıları ve sinirleri sıkıştırdığında, kulaklara yayılan bir ağrı oluşur.
4. Akut orta kulak enfeksiyonu
Akut orta kulak enfeksiyonu, kulak zarının arkasındaki alanda bir enfeksiyondur. Bu durum, esasen kulakları etkilerken, enfeksiyon genellikle boğaz enfeksiyonu ile yatar ve bu iki durum sıklıkla birlikte meydana gelir.

Orta kulak enfeksiyonları genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının bir komplikasyonu olarak gelişir. Virüsler veya bakteriler boğaz ve burun pasajlarını enfekte ettiğinde, enfeksiyon Eustachian tüplerine yayılacak şekilde iltihaplanmaya yol açar. Bu tüpler normalde orta kulaktan yanan sıvıyı boğazın arkasına drene eder ve basıncı dengelemeye yardımcı olur. İltihap, Eustachian tüplerini tıkadığı zaman, orta kulakta sıvı birikir. Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae veya Moraxella catarrhalis gibi bakteriler, bu biriken sıvıda çoğalarak bir enfeksiyon oluşturur. Biriken sıvının oluşturduğu baskı ve iltihaplanma yanıtı, kulakta yoğun bir ağrı meydana getirmekteyken, orijinal boğaz enfeksiyonu da boğazda ağrı yaratmaya devam eder.
5. Peritonsiller apse
Peritonsiller apse, bademciklerin etrafındaki dokuda irin biriktiğinde oluşur. Bu durum, bademcik iltihabının ciddi bir komplikasyonudur ve etkilenen tarafta şiddetli boğaz ve kulak ağrısı üretir.
Peritonsiller apseler genellikle, A grubu Streptococcus veya diğer oral bakterilerin neden olduğu bakteriyel bademcik iltihabının çözülmemesi ya da bademciğin ötesine yayılması durumunda gelişir. Bakteriler, peritonsiller dokuya daha derinlere nüfuz eder, burada irin, ölü doku ve bağışıklık hücreleriyle dolu bir enfeksiyon torbacığı oluşturur. Apsenin oluşturduğu ciddi şişlik, bademciği boğazın ortasına doğru iterek şiddetli bir ağrıya neden olur. Apsenin sinir yollarına yakın olması, ağrının aynı taraftaki kulağa yayılmasına neden olur. Enfeksiyon ayrıca çene etrafındaki kasların spazmına yol açabilir, bu da ağzı açmayı zorlaştırır ve ağrılı hale getirir.
6. Mononükleoz (Mono)
Mononükleoz, Epstein-Barr virüsünün vücuda enfekte olmasıyla gelişir. Bu enfeksiyon, şiddetli boğaz ağrısı, şişmiş bademcikler ve genellikle kulak ağrısı da üretir.
Epstein-Barr virüsü, tükürük aracılığıyla bulaşır; bu nedenle mononükleoz “öpme hastalığı” olarak adlandırılır. Virüs ağız yoluyla vücuda girdiğinde, B lenfositlerini (bir çeşit beyaz kan hücresi) ve boğazdaki epitel hücrelerini enfekte eder. Enfeksiyon, virüsü yenmek için büyük sayılardaki T lenfositlerinin çoğalmasını tetikleyen büyük bir bağışıklık tepkimesi başlatır. Bu bağışıklık tepkimesi, bademciklerin, adenoidlerin ve vücuttaki lenf düğümlerinin önemli ölçüde şişmesine neden olur. Boğazda meydana gelen şiddetli iltihaplanma, ağrı oluşumuna yol açarken, şişlik Eustachian tüplerini etkileyerek kulaklarda baskı ve ağrı yaratır. Bu enfeksiyon genellikle yaygın viral enfeksiyonlardan daha uzun süreli ve şiddetli semptomlar üretmektedir.
7. Alerjik reaksiyonlar
Çevresel alerjenlere karşı alerjik reaksiyonlar, aynı anda boğaz tahrişine ve kulak sorunlarına yol açabilir. İnsanlar genellikle alerjileri boğaz ve kulak ağrısının bir nedeni olarak göz ardı etseler de, bu reaksiyonlar sıklıkla bu iki semptomu üretmektedir.
İnsanlar polen, evtozu akarları, hayvan tüyü veya küf sporları gibi alerjenleri soluduğunda, hassas bireylerde bağışıklık sistemi bu zararsız maddeleri tehdit olarak yanlış tanır. Bağışıklık sistemi, algıladığı yabancı maddeleri yok etmek için histamin ve diğer iltihaplayıcı kimyasalları serbest bırakır. Bu kimyasallar, burun, boğaz ve Eustachian tüplerindeki mukozal zarların şişmesine ve aşırı mukus üretmesine yol açar. Şişmiş ve tahriş olmuş boğaz ağrılı hale gelirken, tıkanmış Eustachian tüpleri kulaklarda baskı ve rahatsızlık yaratır. Alerjik reaksiyondan kaynaklanan burun akıntısı da burun pasajlarından akarak boğazı tahriş edebilir.
Ne yapmalısınız
Boğaz ağrısı ve kulak ağrısı birlikte geliştiğinde, aşağıdaki adımları atmak bu semptomları yönetmenize ve iyileşmenize yardımcı olur:
Semi̇ptomların ciddiyetini değerlendir
Semi̇ptomları dikkatlice izleyin. Şiddetli ağrı, 38.3°C’nin üzerinde yüksek ateş, yutma veya nefes alma zorluğu, sert boyun ya da birkaç günden uzun süren semptomlar yaşıyorsanız, derhal tıbbi yardım alın. Bu belirtiler, antibiyotik tedavisi gerektiren ciddi bir bakteriyel enfeksiyonu gösterir.
Doktorla görüşün
Özellikle semptomlar 3-5 günden uzun sürerse veya zamanla kötüleşirse bir doktora randevu alın. Doktor, boğazı ve kulakları muayene edecek, boğaz kültürü alarak strep boğazı testi yapacak ve antibiyotik ya da diğer reçeteli ilaçlara ihtiyacınız olup olmadığını belirleyecektir.
Ağrıyı ve rahatsızlığı yönetin
Ağrı ve ateşi azaltmak için ambalaj talimatlarına göre asetaminofen veya ibuprofen gibi reçetesiz ağrı kesicileri alın. Boğazı rahatlatmak için günde birkaç kez ılık tuzlu su ile gargara yapın. Kulak ağrısını hafifletmek için kulak dışına sıcak bir kompres uygulayın. Boğazı nemli ve rahat tutmak için çay, et suyu veya bal ile ılık su gibi bol sıcak sıvı için.
Dinlenin ve iyileşmeye destek olun
Bağışıklık sisteminin enfeksiyonla etkili bir şekilde savaşması için yeterince uyku ve dinlenme alın. Sigara içmekten ve pasif içici olmaktan kaçının, çünkü sigara boğazı tahriş eder ve iyileşmeyi geciktirir. Yatak odasında nemlendirici kullanarak havayı nemli tutun ve boğaz kuruluğunu önleyin.
Enfeksiyonu yaymayı önleyin
Yüzünüze dokunduktan veya burnunuzu havalandırdıktan sonra ellerinizi sık sık sabunla yıkayın. Öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu kapatın. Başkalarıyla içecek, yemek aletleri veya kişisel eşyaları paylaşmaktan kaçının. Ateş düşene ve semptomlar iyileşene kadar evde kalın ve diğerlerine enfeksiyon bulaşmasını önleyin.
Reçete edilen tedaviye uyun
Eğer doktor, bakteriyel enfeksiyon tedavisi için antibiyotik reçete ederse, daha iyi hissetmeye başlasanız bile tam kursu talimatlara uygun bir şekilde alın. Antibiyotikleri erken bırakmak, bakterilerin hayatta kalmasına ve potansiyel olarak antibiyotik direnci geliştirmesine yol açabilir. Eğer doktor, şiddetli iltihap için kortikosteroid ilaçlar gibi başka ilaçlar önerirse, bu talimatlara dikkatlice uyun.
Temel alerjileri ele alın
Bu iki semptoma alerjiler neden oluyorsa, tetikleyici maddeleri mümkün olduğunca tanıyın ve kaçının. Doktor tarafından önerilen antihistamin ilaçları veya diğer alerji ilaçlarını kullanın. Belirli alerjenleri belirlemek için alerji testi yaptırmayı düşünün ve uzun vadeli yönetim tedbirlerini tartışın.
Komplikasyonları izleyin
Semptomlarınızda kötüleşme veya komplikasyon belirtileri, artan kulak ağrısı, işitme kaybı, kulaktan sıvı akıntısı, şiddetli baş ağrısı veya yüz şişliği gibi belirtiler için izleyin. Bu uyarı işaretlerini fark ederseniz derhal doktora başvurun, çünkü komplikasyonlar ek tedavi gerektirebilir.
Kulak ağrısıyla birlikte boğaz ağrısı, genellikle boğaz ve kulakların bağlı yapısını etkileyen viral veya bakteriyel enfeksiyonların sonucudur. Bu iki belirtinin neyin neden olduğunu anlamak, uygun bir şekilde hareket etmenize yardımcı olur. Birçok vaka evde bakım ve zamanla sonuçlanırken, tıbbi inceleme istemek, gerektiğinde doğru tedaviyi almanızı sağlar ve potansiyel komplikasyonları önler.


